Kayıtlar

Alaska

Resim
This Is a Film by Iggy Pop on Grooveshark Bugün iş raporu almak için gelen üniversiteyi  yeni bitirmiş Mardinli bir gence  "İlk defa mı çalışacaksınız?" diye sordum "Hayır daha önce Alaska'da çalıştım" dedi "Nasıl yani, Amerika'daki Alaska mı?" diye sordum "Okul bitince work and travel olarak Amerika'ya gittim, 4  ay kaldım ama baktım şartlar zor geri döndüm" dedi "Nasıl gidiliyor o şekilde?" diye sordum "Burda bir acente ile anlaşıyorsun. Onun ücreti bilet ücreti derken 5000 liraya yakın para harcadım. Orada da bir balık fabrikasında çalıştım, somon temizledim" dedi "Alaska nasıldı?" dedim "Tabiatı çok güzel, bizim bildiğimiz gibi bir yer değil. 19 kişilik pırpır uçakla gittik. Ben havaalanının önünde bekliyordum, içerden görevli gelip ne yaptığımı sordu. Beni alacak kişiyi beklediğimi söyledim. Beni içeri soktu, orada öyle dışarda beklenmezmiş, vahşi hayvan saldırabilirmiş. Yaz ayları olduğundan h...

süt, yoğurt

Resim
Heads Of Sheeps by Robert Wyatt on Grooveshark   Bugün  hapşuruk, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı yakınması ile başvuran bir hasta; "Ben gıda mühenedisiyim, mandırada çalışıyorum. Sürekli soğuk ortamda üşüttüm herhalde" deyince kendisine UHT kutu sütlerdeki antibiyotik meselesini sordum. "Doğru, UHT kutu sütlerde antibiyotik var. Mecburen oluyor çünkü çiftçi antibiyotiği bol bol kullanıyor, sütü almışsın. Antibiyotikli sütten yoğurt olmaz, peynir olmaz mecburen basıyorsun UHT kutu süte." dedi "Ee, nasıl antibiyotiksiz süt içebiliriz?" diye sordum "Pastörize süt için. Pastörize sütte antibiyotik bulunmaz. Antibiyotik Ph'ı düşürdüğünden süt dayanmıyor çabuk kesiliyor" dedi ve ekledi  "Süt ürünlerinde numara çoktur. En kötü süt peynir yapılır, sonra sırasıyla UHT kutu süt,  yoğurt ve en iyisi pastörize sütte kullanılır. Geçende bir arkadaşımla iddiaya girdik, piyasada satılan keçi sütlerinden bir markayı analiz ettik, içinde % 10 keçi s...

endüstriyel radyoloji

Resim
Trakya Marsi by Ali Cihat Askin on Grooveshark Bugün ishal, bulantı ve eklem ağrıları yakınması ile gelen bir hastaya rapor ihtiyacı olup olmadığını anlamak için çalışıp çalışmadığını sordum. “Makine mühendisiyim ama serbest denetleme işi yapıyorum” dedi “Neyi denetliyorsunuz?” diye sordum Pek çok teknik tabir sayarken arada ultrasonografik değerlendirme lafı geçince “Ultrason mu dediniz?” diye araya girdim “Evet, kaynak yapılan parçaların değerlendirilmesinde ultrasonografiyi kullanıyoruz” dedi “Bizim tıbbi ultrasonografi aletlerini kullanmıyorsunuzdur herhalde, onlar metalden geçmez” dedim “4 hertzlik ultrason aleti var, kalınlığı ayarlıyorsun, eko parçanın kalınlığında gidip geliyor. Arada kaynamamış hava boşluğu ya da çapak varsa ses dalgası oradan dönüyor. Tabi her kaynağa yapılmıyor bu, özellikle hareketli, çalışan yük binen parçalara yapıyoruz, karar veremezsek röntgen çekiyoruz” dedi “ Röntgen mi? Onu nasıl çekiyorsunuz?” diye hayretle sordum “Yine endüstriyel aletler var” ded...

elmas'ın sahtesi nasıl anlaşılır

Resim
Diamonds Are a Girl's Best Friend by Marilyn Monroe on Grooveshark Dün akşam okuduğum bir Radyologun anılarından (Prof. Dr. Tuğrul Pırnar, Baba Oğul anıları) sahte elmasın nasıl ayırt edilebileceğini öğrendim. Dr. Pırnar Amerika'da 1960'lı yıllarda ihtisas yaptığı günlerde Skopi cihazı ile tetkik edilen bir hanımın elindeki çok büyük elmas taşlı yüzük görüntüye girince röntgen görüntüsünü izleyen Radyolog:  "Aman hanımefendiciğim ne kadar zevki seliminiz var, hakikaten o kadar şahane, hakikisinden ayrılamayacak bir taklit ki, ben de elmasınızı baştan hakiki sandım" demiş Hanımefendinin reaksiyonu "Vay , o namussuz , o şerefsiz herif. Ben dönünce ona gününü gösteririrm" gibi bir sinir krizi olmuş. Meğer o yüzük hanımefendinin varlıklı eşinin ona ellinci evlilik yıldönümlerinde bir hayli böbürlenerek verdiği özel hediyeymiş.  "Böylece birşey öğrenmiş oldum. Hakikaten saf (karbon 14) olan elmas röntgen ışınlarının tümünü geçirir, onu skopide veya film...

Çalışan kadın sayısı

Resim
Working Undercover for the Man by They Might Be Giants on Grooveshark Bugün Halk Sağlığı Uzmanı bir hastam, kendi aile hekimi olduğumu söyleyerek izin gününde tanışmaya geldi. Kendisine hangi alanda çalıştığını sordum. " İş sağlığının kalp sağlığı bölümünde, işteki stres faktörü üzerinde  çalışıyorum" dedi "Mobbing falan gibi şeyler mi?" diye sordum "Evet ama şimdilik ben ölçeklendirmedeyim. Stres kelimesi her kültürde farklı anlama geliyor. İşyerinde stres deyince bunun sağlıklı ölçülebilmesini sağlayacak modeller üzerinde çalışıyoruz. Örneğin bir modele göre iş yükünün yanı sıra işin niteliği de stresi yaratıyor. Kararları kendin alıyorsan stresin azalıyor, üstler ve varsa astlarla ilişkiler, azınlık ırklardan olma, yaşın az veya çok olması, kadın olmak bunlar hep stresi arttıran şeyler" dedi "Kadınlar strese karşı daha mı toleranslı?" diye sordum "Valla Türkiye genel geçer kalıpların çalışmadığı bir ülke, feodal ilişkiler işyerinde de ço...

çilingir

Resim
Bugün kayıt olmak için gelen bir hastanın nüfus cüzdanının epeyce eprimiş ve dağılmış olduğunu görünce "Bu kimlik ne kadar eskimiş. Kimlik kontrollerinde sorun çıkmıyor mu?" diye sordum "Bu yenilenmiş hali, eskisi daha fenaydı ama sorun çıkmıyor. Polisler beni tanır, ben çilingirim, baskına gidecekleri zaman beraber gidiyoruz, kapıları açıyorum. " dedi "Kimlikleriniz neden bu kadar çabuk eskiyor?" dedim "Film olmadığı zaman anahtarı arkasında unutulan kapıları açmakta kullanıyorum da ondan" dedi "Nasıl açılıyor kapı kimlikle?" diye sordum "Tam dilin olduğu yerden içeri sokuyorsun, bir yandan kapıyı kendine çekerken filmi ittire ittire dili kurtarıyorsun " dedi "Ya kapı klitliyse?" dedim "O zaman göbeği kırmak lazım. Boru anahtarıyla kanırtınca kırılır hemen sarı. Sonra tornavidayla kilidin dilini ileri ittirip, yeni göbek takıp açıyorsun. Gerçi ben açmıyorum artık, son seferinde polis çilingirlik belgemin ol...

suho meso

Resim
Bugün gözlerinde ağrı yakınması ile başvuran bir hastayı muayene ettikten sonra kaydını yaparken soyadının Zengin olduğunu görünce bu soyadının nerden geldiğini sordum. "Kayınpederim Yugoslavya göçmeni. Eski zamanda ordan çok altınla gelmişler ama hepsi bitmiş. Burda parasız kalınca celeplik, pastırmacılık yaptı" dedi "Nasıl pastırma?" diye sordum "Bizim oralarda suho meso deriz, türkçesi kuru et. Bosna'lılar hep onu yer. Ondan yapardı ama o kadar güzel yapardı ki... Misafirler hususi onu yemeye gelirdi. Böyle ince ince doğrayıp çıkartırdık" dedi "Nasıl yapardı?" diye sordum "Etleri -üst kolunu tutarak, afedersin böyle uzun uzun çıkartıp fıçının içinde kaba tuza basıyorsun. 2 ay öyle tuzun içinde bekliyor, suları fıçıdan akıyor. Sonra çıkartıp, yıkamadan kapalı bir odaya tavana asıyoruz. Ocakta meşe odunuyla büyük ateş yakılıp köz olunca altına çekiyoruz, ateşin harıyla etler kuruyor" dedi "Bir günde mi kuruyor?" d...