Kayıtlar

ilginç etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dolmuşçuluk

Resim
Bugün öksürük yakınması ile gelen bir gence sigarayı bırakmasını söyledim. Gülerek, "Abi ben dolmuş şöförlüğü yapıyorum. Sigara-yemek arabadan olduğundan bırakmak zor" dedi "Sigara içmezsen parasını alamıyor musunuz yani" dedim "Yok; adam biliyor zaten içip içmediğini" dedi "Parayı zaten gözden çıkarmış, neden içmeyene de vermiyor" diye sordum "Abi o para, içecekse benden içsin, arabadan para çalmasın diye konmuş." dedi "Para nasıl çalınıyor? Yevmiye ile mi çalışıyorsunuz?" diye sordum "Hayır hasılatın % 10'unu alıyoruz. 12 saatte yaklaşık 1000 lira hasılat oluyor. Ayakta binen yolcunun parasını cebe atanlar oluyor ama ben asla arabanın haram bir kuruşunu yemem" dedi. İşinden memnun olup olmadığını sordum. "Çok stresli be abi..." dedi "Neden?" diye sordum "GPS kontrol noktaları var, onlara yetişmek için sürat yapmak zorunda kalıyorsun. Yalnız olsan neyse de can taşıyorsun. İnsan haliyle...

polis rozeti

Resim
King of Pain by The Police on Grooveshark    Bugün kimliğini çıkartmak için cüzdanına davranan bir polisin cüzdanının içinde metal polis rozetini görünce "Filmlerde görüyordum ama sahiden kullanılıyor mu bu rozetler" dedim "Evet, hem de saf gümüşten. Bayağı pahalıydı, parasını  bizden taksit taksit kestiler" diyerek cüzdanına perçinlenmiş olan rozeti incelemem için uzattı. "Bu rozetin parasını sizden mi aldılar?" diye sordum "Tabi, silah için de veriyoruz. Gerçi vergisiz olduğundan normal fiyatından çok daha ucuza geliyor ama yine de maaştan kesiliyor" dedi "Evde kendi silahın varsa, satın almasan olmuyor mu?" diye sordum "Hayır devletin verdiği silahı kullanmak mecburi, bu konu çok hassastır" dedi "Rozeti kaybederseniz bir daha mı para ödeniyor?" diye sordum "Tabi ayrıca hem rozet, hem silah kaybında dörder ay kıdem durdurma cezası alıyorsun. Zimmetli olmasa üzerimde taşımayacağım bile. Bizden geçti ama genç ar...

portre fotoğrafçılığı

Resim
  Sevil De Sevme by Zeki Müren on Grooveshark Bugün duvarımdaki fotoğrafları gören bir hasta "Biliyor musunuz Doktor Bey ben de  eskiden fotoğrafçılık yapardım, ama benim yaptığım çok başka bir fotoğrafçılıktı Stüdyomu devrederken  satın almak için  gelenler bakarlardı ortada spot yok, makine yok 'Nesine bu kadar para istiyorsun?' der, yaptığım işi, istediğim parayı anlayamazlardı. Halbuki orası başka bir yerdi: Çetin Altan, Süleyman Demirel, İsmet İnönü, Zeki Müren hep bana gelip fotoğraf çektirirlerdi. Mesela Zeki Müren aslında sahne fotoğraflarında hep Erol Atar'la çalışır, ama altı ayda bir fedaisi ile gelir gerçek halini görmek için bende de bir fotoğraf çektirir kendi arşivine koyardı. Erol'un çektiği rütuşlu fotoğraflardan sonra bana gelince kendini bulduğunu söylerdi" dedi "Siz hiç rötuş yapmaz mıydınız?" dedim "Hayır ben hiç rütuş yapmazdım. O kadar ki; mesela dışarda hava aydınlık, adamın gözbebekleri toplu iğne başı gibi kısılyor, dü...

Alaska

Resim
This Is a Film by Iggy Pop on Grooveshark Bugün iş raporu almak için gelen üniversiteyi  yeni bitirmiş Mardinli bir gence  "İlk defa mı çalışacaksınız?" diye sordum "Hayır daha önce Alaska'da çalıştım" dedi "Nasıl yani, Amerika'daki Alaska mı?" diye sordum "Okul bitince work and travel olarak Amerika'ya gittim, 4  ay kaldım ama baktım şartlar zor geri döndüm" dedi "Nasıl gidiliyor o şekilde?" diye sordum "Burda bir acente ile anlaşıyorsun. Onun ücreti bilet ücreti derken 5000 liraya yakın para harcadım. Orada da bir balık fabrikasında çalıştım, somon temizledim" dedi "Alaska nasıldı?" dedim "Tabiatı çok güzel, bizim bildiğimiz gibi bir yer değil. 19 kişilik pırpır uçakla gittik. Ben havaalanının önünde bekliyordum, içerden görevli gelip ne yaptığımı sordu. Beni alacak kişiyi beklediğimi söyledim. Beni içeri soktu, orada öyle dışarda beklenmezmiş, vahşi hayvan saldırabilirmiş. Yaz ayları olduğundan h...

sahte içki

Resim
Geçen hafta hapşuruk yakınması ile başvuran bir barmene: "Nasıl alkol zamları içki tüketimini azalttı mı?" diye sordum. "Tüketimi biraz azalttı tabi, ama esas sahteciliği arttırdı. Millet kalitesiz içkilere yöneldi" dedi "Nasıl sahtecilik?" diye sordum "Doktor Bey bu alkolü içkilerde sahtecilik çok olur. Mesela şimdi moda oldu, sokaklarda 3-5 liraya tekila şatı satılıyor. O satılanın içinde bir damla tekila yok" dedi "Ne var peki?" diye sordum "2,5 santilitrelik şatın dörtte biri Bacardi, gerisi ucuz votka ve tonik. Kimse ayırt edemiyor. Zaten bir şişe tekila 70 lira, o fiyatlara satmaya imkan yok" dedi "Başka ne gibi sahtecilikler oluyor" diye sordum "Ben çok meyhanede çalıştım. Hemen hemen bütün meyhaneler rakıyı sulandırır, kendilerine bir şişe çıkartır" dedi "Sulandırılınca beyazlamıyor mu?" diye sordum "Şimdi standart olarak 12 şişe rakıyı bir kazana boşaltırsın, içine bir şişe ı...

muhtarlık 2

Resim
“Bizim köy uzun zamandır belde olmak istiyor. Bunun için nüfus sayımında 2000’nin üzerinde kişi sayılması lazım ama bizim köyde epi topu 800 kişi var. Büyükşehirlere göçenlerden sayımda gelmeleri konusunda söz alıyorlar ama yine de sayı 1000’i geçmiyor. Muhtar ve ihtiyar heyeti düşünüp taşınıyor, köylüden para toplayıp gidip Yalova’da biz göçer obası ile anlaşıyorlar. Anlaşmaya göre herkesin yevmiyesi kamyona bindiği anda işlemeye başlıyor, nüfus sayımına kadar ödeniyor. 1000 kişilik Çingen obasını kamyon kasasında köye getirip evlere, ev sahibinin maddi olanağına göre beşer, onar yerleştiriyorlar. Sayımda sorulduğunda da hepsi biz akrabayız, bundan sonra burada kalacağız yanıtı veriyor. Hatta Muhtar’ın bana dediğine göre nüfus hesaplarına göre 2025 kişide kalmış da bir kaza olmasın diye 50 tane de mevtayı yazdırmışlar.” dedi “Belde olabildiler mi peki?” diye sordum “Oldular, ama bir dönem. Sonra hükumet yasayı iptal etti, böyle oluşan belediyeleri kaldırdı. Olsun, herkes çok mem...

muhtarlık

Resim
Bugün ilaç yazdırmak çin başvuran emekli bir Uluslararası İlişkiler Profesörüne "Mübarek'ten sonra Mısır'a demokrasi gelecek mi acaba?” diye sordum “Bence zor. Bakın bizim iyi kötü 60 yıllık demokrasimiz var. Size seçimlerle ilgili bir örnek vereyim” deyip anlatmaya başladı: “Ben Ege’nin dağ köylerindenim. Bizim köyde muhtarlık seçimi vakti geldiğinde büyük bir pazarlık başlar. Muhtar olacak kişinin 800 haneli köyde en az 70-80 bin lira harcaması gerekir. Blok oyu olanlarla pazarlık edilir, el sıkışılır. Mesela benim evde 4 oyum var, bin liraya el sıkışıyoruz. yüzü peşin dokuzyüzü seçimden sonra..." dedi “O dört kişinin oy verdiği nasıl anlaşılıyor” diye sordum “Her anlaşmaya ayrı bir şifre veriliyor. Mesela bana diyor ki sen ihtiyar heyetinden Ahmet Aga’yı çiz yerine köyün delisi İzzet’i yaz, veya başkasına Mehmet'i çiz Hülya Avşar’ı yaz. Sonuçta köyün delisine 4 oy çıktı mı gidip paranı alıyorsun. İhtiyar heyetini de dengeli çizdiriyorlar ki hepsi seçils...

paraşüt birliği

Resim
Bugün ilaç yazdırmaya gelen emekli bir polis "Oğlanı da askere gönderdik, yurtdışında çalıştığından 21 gün yapacak" dedi "Siz ne kadar yapmıştınız?" diye sordum "Ben 20 ay yaptım, bir de 12 Eylülden sonra 15 gün daha yaptım" dedi "O niye?" diye sordum "12 Eylül'den önce polisle askerin arası pek iyi değildi. Kaynaşsınlar diye bütün polislere 15 gün askerlik yaptırmaya kalktılar, ama kaynaşma biraz ters oldu. 3-4 dönem sonra vazgeçtiler" dedi "Ne oldu ki?" dedim "Assubaylarla emretme konusunda kavga çıktı. Sonra zaten bize bulaşmasınlar diye döşümüze polis diye yazdılar. Ben esas askerliğimde paraşütçüydüm, Yüzbaşı beni paraşüt kulesine çıkartıyor, atlamıyorum. Kaç kere çıkarttı, dedim, uçak getir atlayayım ama buradan atlamam" dedi "Neden kuleden atlamak istemediniz?" diye sordum "Kule bir garip bir şey, iple bağlısın, yer yakın falan. Uçaktan atlamak kolay. Zaten uçağın içindeyken uçağı sağa ...

bahşiş dilekçesi

Resim
Bugün ilaç yazdırmaya gelen bir hasta gemi sayahatinden döndüğünü söyleyince "Nasıl memnun kaldınız mı?" diye sordum "Çok memnun kaldık, ilk fırsatta yine gitmek istiyoruz. Geceleri hep yol yapıyor, sabah limana inip geziyorsun. Vize de gerekmiyor" dedi "Vizesiz nasıl geziliyor?" diye sordum "Gemide pasaportları alıp manyetik bir kart veriyorlar. Şehre onunla çıkıyorsun. Böylece geri dönmeyen olursa hemen anlaşılıyor. Bizim gruptan birisi gemiye dönüş saatini şaşırmış da büyük olay oldu, polisler falan geldi." dedi "Söylenen ücretlerden başka bahşiş gibi gizli ücretler de oluyormuş, öyle mi?" dedim "Kişi başı günlük 7 euro bahşiş var, ama biz yolunu öğrendik. Bir dilekçe yazıp şu kadar bahşiş vermek istiyorum diyorsun. Mesela biz kişi başı 10 euro vermek istediğimizi yazdık. Turun sonunda ekstreye baktık 10 euro düşmüşler. Dilekçe vermeseydik 8 günde 56 euro verecektik. Bu sayede 92 euro cebimizde kaldı. Hizmetleri güzeldi am...

çıkıkçı

Resim
Bel fıtığı nedeniyle bir beyin cerrahının ameliyat olmasını, bir diğerinin de olmamasını önerdiği bir hastam bana danışınca kendisini güvendiğim bir kayropraktik uzmanına yönlendirmiştim. Bugün kontrol için geldiğinde nasıl olduğunu sordum. Utanarak , "Gönderdiğiniz merkezde 2 hafta sonrasına randevu verdiler. Ben de arkadaşlarımdan methini duyduğum Alaşehir'deki birine gittim. Adam bana bir masaj yaptı, şimdi çok iyiyim. Kontrol filmlerini gören cerrah da fıtığın içeri giridğine hayret etti, filmleri alıkoydu" dedi "Nasıl masaj yaptı?" diye sordum "Şimdi bu adamın yeri sanayi sitesinde traktör tamircisi. Önceden randevu aldık, ben 46. sıradaydım. 100 kişi bakıyormuş günde! Beni masaya yatırdı, elleriyle yoklayıp fıtıkların yerini tek tek saydı. Sonra yağladı, çekti, bacağımı kıvırdı, canım epeyce yandı. Bitince kalk şimdi 1 saat dolaş oturma sakın dedi. O anda birşey farketmedim ama o günden beri bacağımdaki ağırlık ve ağrı kalmadı" dedi ...

Kore

Resim
Haftasonu evimize konuk olan Kore'li bir kıza Asya ırklarını dış görünüşleriyle birbirinden ayırıp ayıramadıklarını, sözgelimi bir Japon ile bir Koreliyi ayırt edip edemediklerini sordum. "Elbette edebilirim" dedi "Bize Japon, Çinli, Koreli, hepsi aynı gibi geliyor" dedim "Bana da batılılar öyle geliyor. Nereli olduklarını asla tahmin edemiyorum" dedi "Mesela Japonları nasıl ayırt ediyorsunuz?" diye sordum "Japonların saçları kahverengi olur, ağır sert makyaj yaparlar" dedi "Nasıl kahverengi?" dedim "Yani saçlarını boyarlar" dedi Gülerek, "Tamam da saçlarını boyamazlarsa nasıl anlıyorsunuz?" diye sordum "Anlıyoruz ama nasıl anladığımızı size anlatmam zor. Görünce anlıyoruz işte" dedi "Kuzey Kore'ye gidebiliyor musunuz?" diye sordum "Belli turlarla belirli rotalara gidebiliyoruz ama özgürce dolaşmamız yasak" dedi "Kuzeydekiler Güney'e gelebiliyor mu?" dedim...

Atlas

Resim
İznim sırasında tanıştığım eski bir Atlas Dergisi muhabirine işi para yüzünden mi bıraktığını sordum "Hayır Atlas'ın telif ücretleri en azından genç bir gazeteci için iyiydi. Yazı başına masrafların tamamıyla birlikte 1000 dolar veriyorlardı. Gelecek görmediğimden bıraktım" dedi "Neden geleceği yok?" diye sordum "Piyasanın reklam pastası belli. National Geographic çok bastırıyor. Zaten bunlar prestij dergileri, fazla basmak istemiyorlar. Atlas ilk çıktığında başka rakibi olmadığından pastanın tamamını -diyelim 250 bin dolar, kendi alıyordu. Dergiyi maliyetinin altında satmasına rağmen tiraj düşük olunca kar edebiliyordu. Tiraj artınca zarar da büyüyor. Benim bir yazım çok ses getirdi, aynı ay içinde 3 baskı yaptık. Biz bu alanda ilk defa iki haneli baskı rakamlarını gördük diye sevinirken büyük tepki aldık. Dergi yayın hayatının en büyük zararını etti. O zaman bayide 5 liraya satılıyorsa şirkete 12 liraya mal oluyormuş" dedi İ kinci ve üçüncü fotoğrafl...

grizu

Resim
Bugün çocuğunu muayeneye getiren bir maden mühendisine Bursa'daki maden kazasını sordum. "Muhtemelen insan hatasıdır" dedi "Nasıl yani?" diye sordum "Galerilerde Metan gazının miktarını ölçen aletler vardır.eskiden kuş, Kanarya fakan koyuluyormuş. Emniyet mühendisinin düzenli aralıklarla gidip onu okuması gerekir. Metan oranı artarsa vardiyaların çalışma süreleri ona göre 6 saate 4 saate düşürülür, eğer çok fazla ise galeri boşaltılır. Ya bu konuda bir ihmal oldu ya da çok küçük bir olasılıkla 'blow out' dediğimiz açılan bir delikten aniden ortama büyük miktarda metan gazı sızdı" dedi "Emniyet mühendisi bu ölçümü galerinin içine girmeden dışardan yapamıyor mu?" diye sordum "Elektronik aletler belki Zonguldak'taki gibi büyük devlet işletmelerinde vardır, ama böyle küçük işletmelerde renk değiştiren tüpler kullanılır, bizzat gidip bakmak gerekir. Elektronik olanları da benim zamanımda yanına gidip okumak gerekiyordu, ama emekli...

trafik polisliği

Resim
Bugün bir trafik polisi idrar yaparken yanma yakınması ile başvurdu. Bölge trafikte yol denetiminde çalışıyorlarmış. Denetimleri neye göre yaptıklarını merak ediyordum, 'Sabahları bugün şuraya radar koyalım diye mi karar veriyorsunuz?’ diye sordum. Öyle değilmiş. Her günün programı baştan belliymiş. Mesela sabah 8:00 – 9:30 arası şu noktada radar, 10’a kadar serbest bölge denetimi( bu arada ihtiyaç görülürmüş) , 10:00-12:00 arası emniyet kemeri denetimi gibi kendilerine verilen programa uyarlarmış. ‘Radara yakalanınca gerçekten cezadan kurtulmanın yolu yok mudur?’ diye sordum. Radar aracında VHS kamera varmış, ve bütün araçları kaydediyormuş. 'Ancak görev sırasında radara yakalanan son araç olursanız radara telefon edip bandı biraz geri alıp silmek mümkün olabilir, yoksa sizden sonra yakalananlar da silinir’ dedi. Görev bitiminde bu kasetler dijital ortama aktarılıp arşivde saklanıyormuş. Denetime gelen müfettişler rasgele bir kayıt seçip o güne ait ceza koçanlarını istiyor ve ...